Merhaba Gerçek Hayat!

Bundan tam 14 yıl önce mühendis olmak için lisede sayısal bölümünü seçtim. Sonrasında mühendislik okudum ve şu an da yüksek mühendis olma yolunda ilerliyorum. Sakın gözünüzde çok idealist bir kişilik canlanmasın. Şans yanımda olmuş ki o zamanlar kendimi uygun gördüğüm meslek geleceğim oldu. Anlayacağınız 14 yıldır sayılarla, 6 yıldır da mühendislik hesaplarının yapıldığı yüksek matematikle haşır neşirim. Gelelim bunları niye açıkladığıma.
İş hayatına atılalı 9 ay oldu. Enerji sektöründe boy gösteren bir yatırımcı firmada çalışmaktayım. Sanıyorum bu konuda da şans yanımdaydı ki sıra dışı bir liderin kurduğu güçlü bir ekip beni karşıladı. İnanılmaz motive bir şekilde ekibin hedeflerine, yaptıklarına ve ben de dahil olduktan sonra neler yapabileceğimize odaklandığım bir dönem oldu. Artık mühendis olmamın bir anlamı vardı, o kadar yıl sonunda bana para kazandırmaya başlamıştı.
Fakat sistemde bir gariplik vardı. Yıllardır eğitimini aldığım hesaplamalarla daha verimli sistemler geliştirmeyi hayal ederken ve hatta geliştirirken bir anda bütün çalışmaları anlamsızlaştıran mevzuatların değişimi söz konusu oluyordu,hala da olmaya devam ediyor. Ben aldığım teorik eğitimi uygulamaya geçireceğim derken resmi gazete okumayı öğrendim (Bir kere de olsa okuyun derim. O zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınıza eminim). İçinde bulunduğum oyunun en iyi oyuncularından olmak isterken kendimi kuralların değiştiği farklı oyunların içinde buldum. İş hayatına başlamadan önce geliştirdiğim projelerin sunumlarını hazırlarken, artık sektörde meydana gelen yönetmeliklerdeki değişimleri sunar oldum. Kısacası ‘umduğumu değil, bulduğumu okudum’. Büyüklerimin neden ısrarla akademik hayatla iş hayatının oldukça farklı olduğunu söylemesini de anlamış oldum.
Bu süreçte de şunu anladım:

‘20’li yaşlardaysanız ve iş hayatına başladıysanız hayat gerçekten çok karmaşık.’

18.04.2016

One Comments

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: