Emre Amadelik Oranı ile Kapasite Faktörünün Farkı

Yazıyı okumak 5 dakikanızı alacaktır. Keyifli okumalar.

Kapasite faktörü bir elektrik üretim santralinin ful kapasite çalışma süresinin birim zamana(genelde 1 yıl düşünülür) oranıdır. Burada dikkat edilmesi gereken konu tam kapasitede çalışılmayan sürenin nasıl değerlendirileceğidir. Örneğin 10 MW kurulu güce sahip bir santral ve bir günde 180 MWh elektrik üreteceğini öngörüyorsunuz. Bu tam kapasitede 18 saat elektrik üretiyor demektir(terminolojiyi bilmeyenler birimlerden faydalanabilir). Fakat 1 gün 24 saattir. Yani kapasite faktörümüz 18/24’ten %75 çıkar.

Emre amade kapasite genel anlam olarak verilen komutları yerine getirebilme yeteneğini temsil eder, diğer bir deyişle alınabilir kapasitedir. Elektrik terimi olarak ise ‘Üretim grubunun ESİ( Enerji Sistemi İşletmecisi)’ye sunulabilecek durumdaki aktif güç kapasitesidir. Emre amadelik süresi ise toplam süre ile bir enerji tesisinin ya da bir bölümünün bakım programı uyarınca işletme dışı bırakıldığı sürenin farkıdır.

Sıkıcı tanım kısmını geride bıraktığımıza göre bu kavramların önemine gelebiliriz.

Her yatırımcı fikrini inşaa etmeye başlamadan önce uygun bir yatırım olup olmadığını araştırır. Yöntem olarak ise bazıları girdileri ve çıktıları tek kaleme indirip 4 işlemin yeterli olduğu basit bir analiz, bazıları ise daha fazla kısıt ve parametreleri hesaba katarak Excel’de finansal analizlere başvururlar. Elektrik üretim tesisleri için bu analizler düşünüldüğünde ise en etkili gelir kalemi santralin elektrik üretim miktarıdır. İşte tam burada santralin kapasite faktörü ve emre amade oranı devreye girmektedir. Soru ise şudur: Bu santral yılın(1 yıl 8760 saat) kaç saati tam kapasitede çalışacak?

Aşağıdaki denklem başlıkta belirtilen iki kavramı daha anlaşılır kılabilir.  Kısaca; Kapasite faktörü yatırımcı tarafının finansal hesaplarında etkiliyken, emre amadelik oranı işletmecinin hesaplarında etkin rol oynamaktadır. 

Elektrik üretim santrallerinde bu sorunun cevabı her teknoloji için değişkendir. Örneğin; termik santrallerinde yakıt kalitesi veya yakıt stoğunun azalması, güneş santrallerinde geceleri güneşin batması, rüzgar santrallerinde basınç farkı eksikliğinden dolayı rüzgar olmaması, hidrolik santrallerde suyun yetersizliği ve her santral teknolojisinde ortak olan arızalar sorumuzun cevabını ciddi anlamda değiştirmektedir.

Dikkat ettiyseniz rüzgar, güneş ve hidrolik gibi doğal koşulların etkisiyle üreten teknolojilerde arıza müdahalesi dışında herhangi bir müdahale şansımız bulunmasa da termik santrallerde teknolojideki artış, planlı stoklama, yakıt kalitesine verilen önem ve kaliteli bakım çalışmalarıyla emre amade kapasite oranlarını yükseltme ihtimalimiz bulunmaktadır.

Şu anki teknolojinin izin verdiği kapasite faktörlerini aşağıda görebilirsiniz. 

Umarım bu karmaşıklığı giderebilmişimdir.

Keyifli okumalar…

29.03.2017

6 Comments

  • Caner Sevim

    Mart 30, 2017

    Emre amade oranı yatırım yapılmadan önce bir tesis için kesin olarak hesaplanabilir mi? Zira ges için konuşacak olursak güneşin bayması dışında arızaların önceden tespit edilmesi zor görünüyor.

    Reply
    • Onur Güneş

      Mart 30, 2017

      Kesin hesaplanamaz. Kapasite faktörü hesaplanabilir.

      Reply
  • Efe Emre Pazarlı

    Mart 30, 2017

    Çalışmalarınızda başarılar dilerim Onur Bey.

    Reply
  • Emre

    Ağustos 4, 2018

    Kapasite faktörü tablosu güncel değil. Bilginize.

    Reply

Bir cevap yazın